Skip to main content

Candan Erçetin ⬥ Yalan

-0:00
TURKOLLAGE

-0:00

TR
I
II
III
IV
V
VI
VII
SP

TRANSLATION

Yalan
Lie
Geri döndüren gördün mü geçmişi?
Have you seen anyone bring back the past?
geri döndür-: to bring back
gör-: to see
geçmiş: past
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
You let that delicate youth wither away in vain
boşa: in vain
sol-: to fade, to wither
nazlı: delicate, coy
gençlik: youth
Bir avuç toprak için yor kendini
Exhaust yourself for a handful of soil
bir avuç: a handful
toprak: soil, dirt
için: for
yor-: to exhaust, to tire
kendi: oneself
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya: world
ölüm: death
başka: other than, else
yalan: lie
Yalan, başkası yalan
A lie, everything else is a lie
yalan: lie
başka: else, other
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya: world
ölüm: death
başka: other than, else
yalan: lie
Zaman kendine benzetmez herkesi
Time doesn't make everyone like itself
zaman: time
kendi: itself
benzet-: to make resemble
herkes: everyone
Hesapsız açar baharlar pembeyi
The springs unfold their pink, free of all reckoning
hesapsız: without calculation, freely
aç-: to bloom
bahar: spring
pembe: pink
Açmadığın dalda sözün geçer mi?
Does your word hold weight on a branch you didn't bloom?
aç-: to bloom
dal: branch
sözü geç-: to have one's word hold weight, to have influence
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya: world
ölüm: death
başka: other than, else
yalan: lie
Yalan, başkası yalan
A lie, everything else is a lie
yalan: lie
başka: else, other
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya: world
ölüm: death
başka: other than, else
yalan: lie
Sitem etme haberi yok dağların
Don't reproach, the mountains are unaware
sitem et-: to reproach, to complain
haber: news, awareness
dağ: mountain
Gözlerini ellerinle bağladın
You bound your eyes with your own hands
göz: eye
el: hand
bağla-: to bind, to tie
Faydası yok geç kalınmış figanın
A delayed wail is of no use
fayda: use, benefit
geç kal-: to be late
figan: wail, cry
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya: world
ölüm: death
başka: other than, else
yalan: lie
Yalan, başkası yalan
A lie, everything else is a lie
yalan: lie
başka: else, other
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya: world
ölüm: death
başka: other than, else
yalan: lie

EXERCISE I

Order the lines.


EXERCISE II

Fill in the blanks.


EXERCISE III

Cross out the extra words.

Geri döndüren gördün hiç geçmişi?
Boşa soldurdun o güzel nazlı gençliği
Bir avuç kuru toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan, başkası yalan
Dünyada ölümden başkası yalan
Zaman kendine benzetmez ki herkesi
Hesapsız açar hep baharlar pembeyi
Açmadığın dalda sözün hiç geçer mi?
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan, başkası yalan
Dünyada ölümden başkası yalan
Sitem etme haberi yok yüce dağların
Gözlerini kendi ellerinle bağladın
Faydası yok geç kalınmış bu figanın
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan, başkası yalan
Dünyada ölümden başkası yalan

EXERCISE IV

Unjumble the lines.


EXERCISE V

Spell the word.


EXERCISE VI

Match the translations.


EXERCISE VII

Choose the correct option.


SONG PAD

Share Page

Report an Issue

Let Salim know if you spotted an issue on this page.

Message Sent!