Skip to main content
Hit enter to search or ESC to close
Close Search
search
Menu
youtube
instagram
tiktok
search
Menu
Candan Erçetin ⬥ Yalan
-0:00
TURKOLLAGE
-0:00
TR
I
II
III
IV
V
VI
VII
SP
TRANSLATION
I
II
III
IV
V
VI
VII
SP
Yalan
Lie
Geri döndüren gördün mü geçmişi?
Have you seen anyone bring back the past?
geri döndür-
: to bring back
gör-
: to see
geçmiş
: past
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
You let that delicate youth wither away in vain
boşa
: in vain
sol-
: to fade, to wither
nazlı
: delicate, coy
gençlik
: youth
Bir avuç toprak için yor kendini
Exhaust yourself for a handful of soil
bir avuç
: a handful
toprak
: soil, dirt
için
: for
yor-
: to exhaust, to tire
kendi
: oneself
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya
: world
ölüm
: death
başka
: other than, else
yalan
: lie
Yalan, başkası yalan
A lie, everything else is a lie
yalan
: lie
başka
: else, other
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya
: world
ölüm
: death
başka
: other than, else
yalan
: lie
Zaman kendine benzetmez herkesi
Time doesn't make everyone like itself
zaman
: time
kendi
: itself
benzet-
: to make resemble
herkes
: everyone
Hesapsız açar baharlar pembeyi
The springs unfold their pink, free of all reckoning
hesapsız
: without calculation, freely
aç-
: to bloom
bahar
: spring
pembe
: pink
Açmadığın dalda sözün geçer mi?
Does your word hold weight on a branch you didn't bloom?
aç-
: to bloom
dal
: branch
sözü geç-
: to have one's word hold weight, to have influence
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya
: world
ölüm
: death
başka
: other than, else
yalan
: lie
Yalan, başkası yalan
A lie, everything else is a lie
yalan
: lie
başka
: else, other
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya
: world
ölüm
: death
başka
: other than, else
yalan
: lie
Sitem etme haberi yok dağların
Don't reproach, the mountains are unaware
sitem et-
: to reproach, to complain
haber
: news, awareness
dağ
: mountain
Gözlerini ellerinle bağladın
You bound your eyes with your own hands
göz
: eye
el
: hand
bağla-
: to bind, to tie
Faydası yok geç kalınmış figanın
A delayed wail is of no use
fayda
: use, benefit
geç kal-
: to be late
figan
: wail, cry
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya
: world
ölüm
: death
başka
: other than, else
yalan
: lie
Yalan, başkası yalan
A lie, everything else is a lie
yalan
: lie
başka
: else, other
Dünyada ölümden başkası yalan
In this world, everything but death is a lie
dünya
: world
ölüm
: death
başka
: other than, else
yalan
: lie
EXERCISE I
TR
II
III
IV
V
VI
VII
SP
Order the lines.
EXERCISE II
TR
I
III
IV
V
VI
VII
SP
Fill in the blanks.
EXERCISE III
TR
I
II
IV
V
VI
VII
SP
Cross out the extra words.
Geri
döndüren
gördün
mü
hiç
geçmişi?
Boşa
soldurdun
o
güzel
nazlı
gençliği
Bir
avuç
kuru
toprak
için
yor
kendini
Dünyada
ölümden
başkası
yalan
Yalan,
başkası
yalan
Dünyada
ölümden
başkası
yalan
Zaman
kendine
benzetmez
ki
herkesi
Hesapsız
açar
hep
baharlar
pembeyi
Açmadığın
dalda
sözün
hiç
geçer
mi?
Dünyada
ölümden
başkası
yalan
Yalan,
başkası
yalan
Dünyada
ölümden
başkası
yalan
Sitem
etme
haberi
yok
yüce
dağların
Gözlerini
kendi
ellerinle
bağladın
Faydası
yok
geç
kalınmış
bu
figanın
Dünyada
ölümden
başkası
yalan
Yalan,
başkası
yalan
Dünyada
ölümden
başkası
yalan
EXERCISE IV
TR
I
II
III
V
VI
VII
SP
Unjumble the lines.
EXERCISE V
TR
I
II
III
IV
VI
VII
SP
Spell the word.
EXERCISE VI
TR
I
II
III
IV
V
VII
SP
Match the translations.
EXERCISE VII
TR
I
II
III
IV
V
VI
SP
Choose the correct option.
SONG PAD
TR
I
II
III
IV
V
VI
VII
Share
Report
Share Page
Copy Link
Share via App...
Cancel
Report an Issue
Let Salim know if you spotted an issue on this page.
Cancel
Send Securely
Message Sent!
Close Menu
Scenes
Songs
Texts
Images
About
youtube
instagram
tiktok